Alan Moore'un 1982 yılında çıkan çizgi romanı V for Vendetta , 2005 yılında sinemaya uyarlandı. Çok popüler olan film büyük başarı sağladı ve kendisine bir hayran kitlesi yarattı. Buraya kadar bir sorun yok gibi gözüküyor fakat sorun filmin ilk dakikalarından itibaren başlamakta. Film ile ilgili ele alabileceğimiz ana problem ,çizgi romanı okuyanlar iyi bilir, anarşist ve modern bir çizgi romanın klasik anlatı biçimi ile sinemaya aktarılmasıdır. Eğer bir ihanetten bahsedecek olursak bu 5 Kasım ihaneti değil de bu durum olmalıdır.
Sizi düşünmeye iten , bütün yan karakterlerinin bile derinliği olan , bir dönem eleştirisine sahip ve sorgulayan, anarşist tabanlı bir eser var elimizde. Diğer yanda ise konu ve karakter bakımından değiştirilmiş , V karakteri ile özdeşleşebildiğiniz , pek düşünmeye fırsat vermeyen kurgusuyla , V kostümü giymek isteyip, duvarlara V çizmeyi istediğiniz bir film var. Tabii ki filmden çıkan bütün seyircilerin bu duygularla çıkacağını kesin olarak söyleyemeyiz ama genel olarak filmin yapısının bunlara riayet ettiğini kanıtlayabiliriz.
Film ve çizgi roman arasındaki bu dengesiz mevzuyu karşılaştırmalı olarak anlatmak durumu daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir. Öncelikle çizgi romanda Evey Hammond karakterinin televizyon gibi bir yerde çalışmadığını ve fahişelik yapmak için o gece sokağa çıktığını belirtmekte fayda var.
Stephen Rea'nın oynadığı Dedektif Finch karakteri en baştan beri Sutler'ın beş adamı arasında iyi yüreklisi olanı olduğu çok belli. Oysa Finch karakteri gayet karmaşık olmakla birlikte hatta V'yi yakalamak için V'nin geçtiği korkusuzluk yolundan geçen bir adam. Dominic , Dascomb,Etheridge ,Heyer gibi adını bile hatırlamayacağınız kişilerin hayatları çizgi romanda o kadar önemli bir yer teşkil ediyor ki hatta karıları bile hikayede önemli yerlere sahip. Sutler'a gelince filmde tek düze kötü bir adam olduğu çok bariz olan bu karakter çizgi romanda ''Lider'' olarak geçerken aslında bir bilgisayar ile arasında karmaşık,egosal ve duygusal bir bağ vardır ve gücü elinde tutma arzusu ile savaşırken sevilme isteği ile de garip bir ilişki halindedir. Yani anlayacağınız hiç te öyle basit bir karakter değil. Filmde ki en büyük felaketlerden biri de Dietrich karakteridir. Öyle ki V Evey'i bir müddet dışarı salar ve bu sırada Evey , Gordon Dietrich adında biriyle tanışır ona aşık olur , onunla birlikte olur. Filmde ise bizim televizyon şovu sunan Gordon Dietrich'i hatırlayın. V, televizyonu ele geçirdiği zaman filmdeki gibi bir konuşma yapmaz bir buluşma ayarlamaz ve tam tersi insanlığa kızar ve hiç tepki göstermedikleri için suçu onlara atar suçu bireylere atar ve bütün dünya tarihini içine alan bir konuşma yapar.
David W. Griffith ile başlayan klasik anlatı sineması,bunun bir film olduğunu seyirci anlamamalı, özdeşleşme ve arınma ile 2 saat boyunca zor dünyalarından ayrılıp mutlu bir şekilde filmden çıkmalılar düşüncesi üzerine kuruludur. Bütün kamera hareketleri , kurgu , oyunculuk, star sistemi , karakterlerin ya iyi ya da kötü olması , senaryo bu düşünceye riayet eder. Modern anlatı bunları kırarak film ile aramızda bir mesafe oluşmasını ve düşünme zamanını bize verir. V For Vendetta filmine baktığımızda klasik anlatı düşünce yapısına uyan öğeler olduğunu görürüz. Özdeşleşebildiğiniz bir V karakteri , güzelliğiyle etkileyen Natalie Portman ,kamera hareketleri orada bir kamera olduğunu farkettirmeyecek yani bir film olduğunu unutturacak bir biçimde tasarlanmış, düşünmeye pek zaman vermeyen bir kurgu anlayışı , karakterlerin uç karakterler olması ya iyi ya kötü gibi... Tabii ki klasik anlatıyı ortadan kaldırmak veya bir şeyleri yasaklamak hiçbir zaman bir çözüm olamaz. Ne de olsa V for Vendetta gerçeğinin farkına varmak yine insanın kendi elinde çünkü eğer Wachowski kardeşler sen bu filmi yapamazsın dersek başta söylediğim ihaneti bizde yapmış oluruz.
Bunları bir araya getirdiğimizde bu maskenin altında bir kemik bir yüzden fazlası var diyen V'nin altında ezilen bir alt metin görüyoruz. Bu durumda Henry David Thoreau'dan bir alıntı yapmak uygun düşer : '' Bana aşk , para, inanç, şöhret ,adalet yerine gerçeği verin.''
V for Vendetta'dan(Çizgi Roman) bir kaç söz :
İnsanlığın var oluşundan beri bir avuç baskıcı , hayatlarımızın bizim yüklenmemiz gereken sorumluluğunu yüklenmeyi kabul ettiler.
Böyle yaparak , gücü ele geçirdiler. Hiçbir şey yapmayarak gücü verdik.
Hüseyin Şen



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder