25 Aralık 2011 Pazar

Her şey kazanmak değildir

Moneyball , bir beyzbol takımı olan Oakland Athletichs'in Genel Müdürü Billy Beane'in yaşadıklarını anlatıyor. Gerçek bir hayat hikayesinden yola çıkılarak çekilen filmin senaristlerine baktığımızda Gangs Of New York, Schindler's List, Awakening, American Gangster filmlerinde senaryo yazarlığı yapan Steve Zailian ve The Social Network'ü uyarlayan Aaron Sorkin'i görüyoruz. Gerçek hayat hikayelerine alışkın senaryo yazarlarının eline verilmiş bir gerçek hikaye...


 Başrollerde Brad Pitt (Billy Beane) , Jonah Hill, Philip Seymour Hoffmann, Robin Wright... Filmin gerçekten güzel bir hikayesi var. Bill James denen beyzbol istatistikçisinin hesapları üzerine geliştirilen sistemi takımına uygulatmaya çalışıyor Bill Beane. Yale'da okumuş , ekonomi çıkışlı Peter Brand (Jonah Hill)'in yardımlarıyla. Tabii herkes karşı çıkıyor. Beyzbol maneviyat içerir , tecrübe içerir , rakamlarla , muhasebe oyunlarıyla kazanılmaz yorumları yapılıyor. Fakat karısından boşanmış , bir kız çocuğu olan Billy Beane'in tüm arzusu ,hayatı, anlamı bu oyun olmuş. O yüzden yapmak istediği şeye inancı tam ve kimseyi dinlemeden ilerliyor. Filmin sinematik öğelerine baktığımızda pek bir şey göremiyoruz. Zaten hikaye odaklı bir film Moneyball. Bu hikayenin en önemli unsurlarından biri Amerika'nın yıllardır yaptığı beyzbol ve diğer spor konulu filmlerine farklı bir bakış açısı getirmesidir. Genellikle bu filmlerin başarı hikayeleri üzerine kuruludur. Koç takımla başta anlaşamaz ama yaşanılan zor zamanları birlikte atlatırlar ve ardından birlik olup kazanırlar. Bizde seyirci olarak onlarla gurur duyarız , seviniriz. Bu başarı öykülerinin aksine Billy Beane'in kendine özgü beyzbol aşkı etrafında dönen bir yaşam hikayesi ile karşı karşıyayız. Öyle ki bütün klasik beyzbol başarı kurallarını bir kenara itip kendi yolundan gitmeye karar verir. Takım oyuncularıyla görüşmeyi sevmeyen , maçları izlemeyen bir genel müdür karşımızda ki bütün klişe Hollywood başarı öykülerindeki karakterlerin tam tersi...  Filmin konusundaki bu gerçeklik ilgi çekici bir yön olarak söylenebilir. Elbette bir diğer önemli unsur Billy Beane karakteri ki tamamen ona odaklı olarak filmin içindeyiz. İstediği şeye karar vermiş ve onu yapmakta oldukça kararlı bir adam Billy Beane. Kararlılık, istek, hırs ve beyzbola olan aşk bizi karakterin ve filmin içine çeken faktörler. Hangimiz herhangi bir şeye karşı böyle faktörlerle bağlı olmayı istemeyez ki ?


Sonunda ana karakterimiz kazanmıyor. Kupayı alamıyor. Büyük bir teklif yapılıyor kendisine ama kendi takımında kalmayı seçiyor. Dolayısıyla bizi hayatın gerçekliğine biraz daha yaklaştırıyor. Her zaman kupayı alamayabilirsiniz. Fakat yaptığınız o 20 maçlık rekor kupadan çok daha değerli bir hale
gelir. Kazanmak , başarmak nedir ? Kupayı almak ne ifade eder ? Hayatta yaptığınız ürettiğiniz şeylerin bir takdiri olarak kupa, madalya, para herhangi somut bir karşılık olmayınca bu sizi kaybeden
biri yapar mı ? Karakter üzerinden filmle birlikte bunun gibi sorgulamaları yapmak mümkün fakat filmin bu sorgulamalar ışığında derinlere indiğini söyleyemeyiz. Film bu soruların yüzeyinde dolaşıyor. Derinlikle çok fazla ilgilenmiyor aslında. ''Her şey kazanmak değildir. Her şey kupa ve para değildir'' demek istiyor. Gerçek bir yaşamdan kurgusal bir kesit sunuyor. Bu yüzden spor, kazanmak , başarı gibi kavramların okyanusunda dolaşmasa da gerçek öyküsü ve farklı bakış açısıyla Moneyball klasik Hollywood sport-drama filmlerinin dışında kalıyor.